Hikâye
Gece yarısı, boş bir sokakta sarı bir yol çizgisinin üstünde duruyor. Bere başında, ceketi omzundan kaymış, elleri cebinde. Kimseyi beklemiyor; birinin gelmesine izin veriyor.
Geçmişini hatırlamayan bir kız olarak uyandı. Ona bir isim, bir yüzündeki iz ve bir kod numarası bırakmışlardı; gerisi boştu. Ama bedeni unutmamıştı: her dönüşü, her tekmeyi, havada bir ok gibi süzülüp hedefine saplanmayı. Kim olduğunu bilmeden ne yapabileceğini öğrendi.
Şimdi kimsenin emrinde değil. Bol eşofmanı, eski spor ayakkabıları ve beresiyle şehrin arka sokaklarında dolaşıyor; insanlar onu sıradan biri sanıyor. Ta ki biri yanlış kişiyi rahatsız edene kadar. O an örgüsü rüzgârda savrulur, beden bir kasırgaya döner ve kavga daha başlamadan biter. Bu figür, o kasırgadan hemen önceki sükûneti taşıyor: sakin, rahat ve tamamen hazır.






